Pideden Pizza

Ramazanda en çok konuşulan konu elbette yemekler oluyor. Geçen akşam da iftara yetişmek üzere eve giderken, anne adayı arkadaşlarımdan Bilge'yle o yemek senin, bu tarif benim konuşurken kaptım bu güzel ve pratik tarifi..
Devamı için...

Her kötü başlayan gün kötü bitmek zorunda değil, değil mi? Belki herşeyi kötü yapan insan beynidir.. Belki değil aslında düşüncenin gelişen olaylar ,yaşadıklarımız üzerinde çok etkili olduğunu biliyoruz.. Geçenlerde gelen bir mailde okumuştum.."Ters çaba kuralı" ile açıklanmıştı bu defa da düşünce gücü.. Aynen aktarıyorum:
"Beynin en tehlikeli yanı, “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır.
başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız,beyin onu size çeker.Korktuğunuzu başınıza getirir, buna ters çaba kuralı denir. Bataklıktan çıkmaya çalıştıkça dibe gömülmeye benzer, beyin odaklanılan hedef için çalışır. Hedef olumsuz olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken acaba heyecanlanacak mıyım diye düşünürseniz, merak etmeyin, heyecanlanacaksınız. Korkunuza değil konunuza odaklanın. Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil, başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Kafanızda neyi düşünürseniz hayatınızda onu çoğaltırsınız. "
Ben katılıyorum bu düşünceye.. Duyduğum , yaşadığım sıkıntılı anları düşündükçe herşey içinden çıkılmaz bir hal alıyor.. Belki o kadar önemli değil, belki düşünmeseniz yanınızdan geçip gidecek sıkıntı.. Ama "ya böyle olursa, ya şöyle olursa, ne yaparım ben" diye düşünmeye başladınız mı o korktuğunuz başınıza gelmeden siz o sıkıntıyı daha da çoğaltarak yaşamışsınız bile.. Ve aslında hep "ya olursa" ile gidiyoruz o gelmesini istemediğimiz şeye.. Keşke yapabilsek, hep olumlu düşünebilsek.. Hep pozitif olabilsek.. Hep istediklerimizin gerçekleşeceğine inanarak devam edebilsek yolumuza.. Güne "bugün çok güzel olacak" diye uyanabilsek.. Herşeye hayırlısı olsun diyerek kendimiz kadere teslim etmek yerine, "bunu istiyorum" diyebilsek ve elde edeceğimize inansak..
Ve güne kötü başlasak da, günün çok güzel biteceğine inansak.. Öyle de olacak.. Çünkü önemli olan bizim nasıl hissettiğimiz.. Hayat zaten senin etrafında dönüyor.. Sen ne kadar iyiysen herşey o kadar güzel...
Ve bunun için ilk adım güzel bir yemek yemekten geçiyor:))
Bunun için size önerim bu güzel peynirli tart.. Üniversite günlerinde arkadaşlarla ders çıkışında eve kaçıp yaptığımız ilk şeydi bu... çok güzel bir tat...Tabi bir de yanına kısır... O da yarına...
Malzemeler:
İçine:Peynir, maydanoz
Üzerine:

Yapılışı: Margarini eritip tüm malzemelerle karıştırıp hamuru yoğurun. Hamurdan bir yumruk büyüklüğünde ayırıp, geri kalanını yağlanmış 30 cm eninde yuvarlak tepsiye yerleştirin. Üzerine ezilmiş peynir ve maydonozu dağıtın. Ayırdığımız hamuru uzun çubuklar elde ederek tartımızın üzerine kafes şekli verin. Daha sonra yumurta ve sütü karıştırıp tartımızın üzerine eşit bir şekilde dökün.Ve sıcak fırına sürün.. Sıcacıkken afiyetle yiyin.....
İnsanın sevdiklerinin varlığını,yakınlığını hissetmesi ne kadar güzel.. Bir haftadır siz deyin tembellikten ben deyim can sıkıntısından ne bir tarif yapabildim ne de sizleri ziyaret edip güzel yorumlarınıza cevap verebildim...İnsan bazen hiçbir şey yapmak istemiyor..İşte bana da oldu bu sıra böyle.. Beni merak eden arkadaşlara çok teşekkür ediyorum iyi ki varsınız...
Bu akşam yemek planları değişince eve gider gitmez akşam yemeği için uzun süredir yapmak istediğim patlıcanlı böreği yaptım.. Aslında hamur açmak istiyordum ama zaman dar olduğu için hazır yufkayla yaptım.. Artık bu sebzelerin zamanı gelmişken,patlıcan severler mutlaka denesin.. Yanında ayranla tavsiye edilir...
Malzemeler:
Üzeri için: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
Yapılışı: Soğanı yemeklik doğrayıp 2 yemek kaşığı sıvı yağda kavurun. Sırasıyla biber,domates ve küp doğranmış patlıcanları ekleyin ve tuz ve baharatları da ilave edip kavurun. Patlıcanlar suyunu çekip pişince ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Margarini eritin,yarım çay bardağı sıvıyağı da ekleyip karıştırın. Bir yufkayı serin ve hazırladığınız yağlı karışımdan sürün ve büyük kare olacak şekilde katlayın. Kareyi dörde bölüp her birine 1 yemek kaşığı patlıcanlı içten koyup bohça şeklinde kapatın. Kat yeri alta gelecek şekilde yağlanmış tepsiye dizin.Üzerine az yağ eklediğiniz yumurta sarısını sürüp ısınmış fırına verin.
Afiyet olsun...
Geçen sabah yerimde yokken çalışma masama simit bırakılmış.. Çok severek yedim ve pastaneden alınmış olduğuna karar verdim.. Simiti bırakan tahmin ettiğim gibi Huriye ablaymış ama kendi yapmış.. Hemen o akşam ben de yaptım.. Ve çok sevdik.. Ağızda dağılıyor, pastaneden aldıklarımızı aratmıyor.. Mutlaka deneyin...
Malzemeler:
Yapılışı: Yumurtanın beyazı üzerine sürmek için ayrılır. Margarin eritilir,yumurta sarısı ve tüm malzemeler karıştırılır.Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınıp simit şekli verilip önce yumurta beyazına sonra susama batırlıp tepsiye dizilir. Sıcak fırında kızarana kadar pişirilir. O sırada çay demlenir.. Sonra çay ve simit afiyetle yenir...
Afiyet olsun....